Psikolium

Loading

Neden Bu Kadar Kaygılı Hissediyorum?

Kaygı (anksiyete) bir olay ve durum karşısında yoğun bir korku ve panik duyma halidir. Bu kaygıyı tetikleyen faktör ortadan kalktığında ise korku ve panik durumu da sona erer. Ancak tetikleyici faktör kalkmasına rağmen kaygı devam ediyorsa ve kişiyi rahatsız ediyorsa, ısrarlı bir şekilde devam ediyorsa, günlük işlevlerini olumsuz etkiliyorsa burada bir kaygı (anksiyete) bozukluğu problemi görülmektedir.  Bu durumda kişi, Kaygı ve beraberinde duyulan korkuyu vücudumuzun tehlikeye karşı verdiği, normal bir tepki vermektedir. Kaygı bozuklukları da kişide fiziksel olarak korkunun dışında bazı semptomlar görülmektedir. Bunlar; sinirli ve gergin ruh hali, huzursuzluk, sürekli kötü bir şeyler olacağı düşüncesi, ansızın gelen kalp çarpıntısı, ölüm korkusu, aşırı heyecan, uyuşma, düşünceleri toplamada güçlük, felakete uğrayacağı düşüncesi, aşırı endişe ve sürekli her an tetikte olma hali, terleme, nefes almada zorluk, baş ve kas ağrısı, uykuya dalmada güçlük veya sık sık sıçrayarak uyanma halleri de kaygı anında görülebilir. 

Risk faktörleri

Travmatik olaylar: İstismara veya travmaya maruz kalan veya travmatik olaylara tanık olan kişilerin, yaşamın bir noktasında anksiyete geliştirme riski daha yüksektir. Travmatik bir olay yaşayan yetişkinler de anksiyete bozuklukları geliştirebilirler.

Hastalıktan kaynaklı stres: Sağlık durumunuz veya ciddi bir hastalığa sahip olmak, tedaviniz ve geleceğiniz gibi konularda önemli endişelere neden olabilir.

Stres: Stres; aşırı kaygıyı tetikleyebilir örneğin, yas kaynaklı bir durum, bir ölüm, iş stresi veya mali durumla ilgili devam eden endişeler.

Kişilik: Belirli kişilik tiplerine sahip kişiler, anksiyete bozukluklarına diğerlerinden daha yatkındır.

Kalıtım: Anksiyete bozuklukları ailelerde ortaya çıkabilir.

Uyuşturucu veya alkol kullanımı: Uyuşturucu veya alkol kullanımı veya kötüye kullanılması veya çekilmesi kaygıya neden olabilir

 

Anksiyete Bozukluğu Türleri

Ruhsal Bozuklukların Tanı Ölçütleri (DSM-V) son versiyonunda çeşitli tipte anksiyete bozuklukları tanımlanmıştır. 

Anksiyete bozukluklarının birçok çeşidi vardır. Bunlar;

  • Yaygın Anksiyete bozukluğu (GAD)
  • Panik Bozukluğu (Panik atak)
  • Agorafobi
  • Toplumsal Kaygı Bozukluğu (Sosyal Fobi)
  • Özgül Fobiler (Hayvan fobisi, Yükseklik, doğal afet korkusu, uçak, asansör kapalı alanlar, iğne gibi tıbbi müdahale korkusu vb.)
  • Ayrılma Kaygısı Bozukluğu

Bu nedenle birçok anksiyete hastası, ruhsal bir problem olan anksiyete bozukluğu tanısı almamışsa eğer bu durumun bedensel bir hastalık olduğunu anksiyete bozukluğunun tedavisinde ilk yapılması gereken bir psikiyatri uzmanına başvurmaktır. İlk başvuruda kapsamlı bir psikiyatrik ve psikolog değerlendirmenin yanı sıra, bu belirtilerin herhangi bir fiziksel hastalıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak için bazı değerlendirmelerde bulunulur. Değerlendirmeden sonra psikoterapi ya da ilaç tedavileri uygulanabilir. Bu yöntemlerden birinin ya da birlikte uygulanmasının faydası ispatlanmıştır.  Anksiyete bozukluğu nevrotik bir hastalıktır. Kişide bu semptomlar veya herhangi bir anksiyete bozukluğu semptomları görülüyor ise kişiye mutlaka bir uzman psikiyatrist ve psikologlar tarafından değerlendirilmeleri, gerekli testlerin yapılması çok önemlidir. Anksiyete psikolog desteği ile yönetilebilir. Çalışmalarda kaygı bozukluklarının iyileşme oranının yüz güldürücü derecede yüksek olduğu 

Anksiyete bozuklukları genellikle; 6-8 seans arasında kontrol altına alınarak normal bir düzeye indirgenebilir bir rahatsızlıktır.

Anksiyete Bozukluğunda Yapılması Gerekenler;

  • Ayakta durup vücudunuz dik bir şekilde nefesinizi kontrol altına alın
  • Kaygı duymanızı sağlayacak bir şey olmadığını kendinize bilinçli olarak hatırlatın
  • Yaşadığınız durumun o an’a özgü geçici bir durum olduğunu ve kontrol edebileceğinizi tekrarlayın daha önce de bu durumu muhtemelen kontrol altına almış olduğunuzu hatırlayın 
  • Derin nefes egzersizleri yapın ve bu durumun size zarar vermeyeceğini kendinize hatırlatın
  • Çevrenize bakın inceleyin, çevrenizdeki nesneleri sakince sayın
  • Yakınlarınıza ulaşarak kaygılı düşüncelerinizi onlarla paylaşıp fikir alın (düşünceleri sesli dile getirmek yeni bakış açıları kazandıracaktır)
  • Kaygı bozukluklarınız zamanla azalmıyorsa, günlük işlevselliğinizi olumsuz etkiliyorsa, süreklilik devam ediyor ve bu durumu kişi değiştiremiyorsa mutlaka bir uzmandan destek alınması gerekmektedir.

Uzman Klinik Psikolog Ceren SERT

Whatsapp Danışma
Web Tasarım | Eskişehir Web Tasarım