Psikoloji Kulübü Üyeliği

Sınır Kişilik yapısına sahip bireylerin ortak özellikleri ilişki hassasiyetleridir. Sınır karakterler gün içerisinde etkileşime girdikleri herkesin jest ve mimiklerini dikkate alır ve niyetlerini tahmin etmeye çalışırlar. Yürüttükleri tahminleri çoğunlukla doğru çıkmaktadır; ancak mimiklerdeki fark ettikleri en ufak değişimler, ilişkilerdeki hassasiyetleri ve ilişkilerini sağlam tutma kaygısı bir araya gelince çözüm için uygun olmayan yolları deneyebiliyorlar.

  Peki mimik okuma başarısı nereden geliyor?

Sınır karakter yapısının temelleri bebeklik döneminde (0- 18 ay) atılmaya başlanır. Bu süre içerisinde bebek ihtiyaçlarının karşılanması için anneye muhtaçtır. Annenin yaptığı herhangi bir bakım ihmali, sevgi ve şefkat gösterirken yarattığı istikrarsızlık bebekte tetikte olma durumu yaratır. Karşılanması gereken fizyolojik ve duygusal ihtiyaçları için anneye muhtaç olan bebek, kendini korumaya almak için annenin mimiklerini ve hareketlerini çok dikkatlice incelemeye başlar. Annesinin davranışlarını zaman içinde içselleştiren bebeğin bir sonraki durağı ise babadır. Toplum tarafından anneye oranla daha az ilişkide yer alan baba, bu ihtiyaçlarda anneye destek konusunda zayıf kalıyorsa ya da istikrarla devam edemiyorsa, bebekte değersizlik veya koşullu sevgi, şefkat içselleşir.

Sınır kişilik yapısında olan bireylerin çocukluklarından yetişkinlerine taşıdıkları belki de en önemli özellik değersizlik duygusudur ve sevilip değer görmek için bir şeyler yapmak zorunda hissederler. Çocukluktan yetişkinliğe doğru ilerlerken ihtiyaç listelerinde hiç değişmeyen iki eksik vardır: İstikrar ve değerli hissedebilmek. İlişkilerinde istikrar ve güven hissedemediklerinde kendileri istikrarı sağlamaya çalışmaktadırlar. İlişkiler içerisinde zaman zaman yanlış çözüm yollarına başvururlar, bu çözümler onları yorabilir ve zaman içerisinde ilişki kurmaktan kaçmaya başlayabilirler.

Sınır karakterleri büyümeyen bebek olmasının ne temel nedeni, yaşamlarının ilk dönemlerinde gördükleri sevginin tutarsızlığı ve azlığını yetişkinliklerinde hala aynı şekilde yaşıyor ve hissediyor olmalarındandır. Yaşamlarındaki asıl hedef bu durumu değiştirmektir. Gördükleri ilgi artık yetişkin olan bireyin var olan ihtiyaçlarına karşılık gelmeyebilir ve daha fazlasını talep edebilirler. Unutulmamalıdır ki bu ihtiyaç çok uzun zamandır karşılanmamaktadır.

Uzman Klinik Psikolog Duygu ERTEN

Whatsapp Danışma